Nasıl Başladı?
Benim hikayem, müzikle ilgilenen herkesin yaşadıklarıyla az çok benzer şekilde başlıyor. Öyle müzisyen ailede veya bir müzik çevresinde büyümedim. Müziğe çok hevesli ama nereden başlayacağını bilemeyen bir çocukken başladım müzik macerama. 2003 yılında, gitara hevesli çoğu insan gibi klasik gitarım ile bir kursa kayıt olup, klasik müzik parçaları öğrenerek ama müzik bilgisi edinemeden gitar çalmaya başladım. Yıllar içinde, ergenliğin de coşkusuyla, klasik gitar yerini elektro gitara, amfiye ve efektlere bıraktı. Yine müzik bilgimi çok geliştiremeden, ezberden gitar çalmaya devam ettim. Üniversite dönemimde yaşantıma başka değişkenlerin ve sorumlulukların katılması, müzikle kendimi ifade etmeyi öğrenemeyişim ve kurulup-dağılan müzik grupları müziğe olan hevesimi değiştirmese de müziği önceliklendirmekten beni uzaklaştırdı. Müzik alanında ilerlemek istesem de çeşitli bahanelerle yapmak istediklerimi başarılı bir şekilde erteledim ve müzikal anlamda verimli olabileceğimi düşündüğüm bir dönemi başka uğraşlar ile doldurmuş oldum. "Yaşamak için zamanımız kısa değil, çoğunu boşa harcıyoruz." diyen Seneca'yı haklı çıkardım. Bu dönem, şu an geriye dönebilsem değiştirmek isteyebileceğim bir dönem olurdu gibi hissediyorum ama o dönemlerde bastırdığım bu istekler sayesinde de bugün hiç azımsanmayacak bir hırs elde etmiş oldum. "Eğer dışsal bir şey seni acıtıyorsa, seni rahatsız eden o şey değil, onunla ilgili kendi yargındır. Ve bu yargıyı şimdi değiştirmek senin elindedir." diyen Marcus Aurelius'u (o dönem okumamış olsam da) da haklı çıkartmaktan geri kalmadım. Konumuza dönersek, müzik tarafındaki durgunluğum bir süre daha devam etti. Ta ki gitarların üzerinde biriken tozlar, üniversiteden mezun olup çalışmaya ve bir yandan da yüksek lisansıma başladığım dönemde, çalışma hayatının da kısır döngüsü içerisinde yaşantımı ve hayattan istediklerimi sorgulamama sebep olan bir analojiye dönüşene kadar. Bu dönem kendim için bir şey yapamadığımı, yaşantım ile ilgili ciddi bir karar alamadığımı, uyuşukluk ve amaçsızlıkla savrulduğumu hissettiğim bir dönemdi. Yaşantımdan ve durgunluğumdan mutsuzdum, kendim için bir şeyler yapabilmek istiyordum ve tahmin et ne karar aldım?
Nasıl Gelişti?
Yüksek lisansımı bitirdiğimde, işten arta kalan zamanımda müzik dersleri almaya ve kendim için bir şeyler yapmaya karar verdim. Çalan/söyleyen birine veya duyduğum herhangi bir müziğe kendi melodilerimle eşlik edebilmek, müzik dükkanında denemek istediğim bir gitarı yüksek sesle utanmadan çalabilmek, duyduğum bir melodiyi zorlanmadan çıkarmak, şarkıları dilediğim gibi yorumlamak ve iyi kötü kendime ait bir şeyler yazabilecek kadar müzik bilgisine sahip olmak istiyordum. Mazeret üretmeyi ve ertelemeyi bırakıp müzik öğrenmeye başladım. Bu öğrenme periyodu uzun, biraz karanlık ve çoğunlukla yönümü kendi başıma bulduğum bir serüven oldu. Yüz yüze gitar dersleri, piyanoda beste armoni ve uzun saatlerce online dersler ve kitapları karıştırarak geçirdiğim acılı ama oldukça verimli bir süreçti. Öyle bir hırs birikmişti ki içimde, "iyi kötü gitarla bir şeyler yapmak" fikri zaman geçtikçe "böyle de bir şey varmış, bu neymiş?" merakına dönüştü ve "tamam ben bu hobi için yeterince uğraştım ve istediklerimi başardım" dediğim nokta sürekli yer değiştirmeye başladı. Artık öğrendiklerimi anlatmaya hazır hissettiğimde, öğrenmekte zorlandığım müzik bilgilerini "mühendis" bakış açısıyla pragmatik, sebep sonuç ilişkisine dayalı, analitik ve formüle edilebilir küçük parçalara ayırıp benim gibi müzik öğrenmek arzusu taşıyan herkesin kolayca anlayabileceği hale getirmeye başladım. Bu parçaları bir araya getirdikçe, okul veya iş temposu ile sınırlı zaman içerisinde sıfırdan müzik öğrenmek isteyen veya belli bir gitar tekniği ve müzik bilgisi edinmiş ama müzikal anlamda istediği yere gelememiş herkesin yararlanabileceği bir sistem haline geldi. Ders vermek istememdeki temel amaçla kendimi iş hayatının kısır döngüsünden çıkartacak bir yol aramam, kendimi ifade etme ihtiyacı, hobimi işe çevirmek istemem ve benimle benzer sıkıntılar yaşayan insanların daha az zaman harcayarak daha çok şey (sonrasında da kendi kendilerine) öğrenmelerini sağlamaktı.
Şu An Neler Oluyor?
2026 Mart ayına kadar tam zamanlı işim ile birlikte yürüttüğüm bu yan kariyeri, tam zamanlı işimi bırakarak asıl işime çevirmenin haklı gururunu ve özgürlüğünü yaşıyorum :) Merak edenler Linkedin'den ibretlik kariyerimi inceleyebilir. Aylık ortalama 25-30 kişiye gitar dersi veriyorum, ders içerikleri hazırlıyorum, (üşenmediğim zamanlarda) müzik yazıyorum, zaman buldukça bilgisayar oyunları oynuyorum, edebiyatla çok aram yok ama felsefeyle ilgileniyorum, her yıl yeni yerler görmeye çalışıyorum, kamp ve kayak yapmayı seviyorum, bir de düzenli spor yapıyorum ve sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Yakın çevrem zamansızlığım ve unutkanlığım için çoğunlukla bana kızsa da, beni anladıkları ve her zaman destekledikleri için onlara ne kadar teşekkür etsem az
Eğitimim
2008-2014
Çevre Mühendisliği
Orta Doğu Teknik Üniversitesi
Mesleğimi 10 yıl yaptım. İpe un serme konusunda yeterince tecrübe edindiğimden emin olup, 2026 mart sonu mayışlı çalışmayı bıraktım.
2014-2018
İşletme Yüksek Lisansı (MBA)
Hacettepe Üniversitesi
Marketing denilince de ben.
Babasının 🌹leri
Her başarılı müzisyenin ellerinde tırnak ve diş izleri vardır.
![]() |
|---|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Çaça
Çaça, 2013 ODTÜ doğumlu, dişi.
Kara sevdam🧿
![]() |
|---|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Fişek
Fişek, 2019 ODTÜ doğumlu, erkek.
Yiyecek için aşamayacağı engel yok.
![]() |
|---|
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Kömür
Kömür, 2013 Kocaeli doğumlu, dişi.
Dört kürdan batırılmış bir patates.
Diğer İlgi Alanlarım
Potansiyel altın bilezikler :D

Fitness & Bisiklet
Düzenli spor yapıyorum. Herkese öneririm.

Kayak & Snowboard
Ölmeyecek kadar kayabiliyorum. Snowboardu acılar içinde kendi başıma öğrendim.

Bilgisayar Oyunları
Multiplayer, indie ve sandbox tarzı oyunları daha çok seviyorum. Bu görsel uzun yıllardır oynamış olduğum Guild Wars 2'den. Uzun ve karanlık bir Dota 2 geçmişim de var. Steam'de bulabilirseniz ekleyebilirsiniz.

Çizim & Tasarım
O zamanlar küçük yaşta olan bir öğrencime, yaşlanınca da şimdilik bıraktığım resimle ilgilenmeye devam edeceğimi söylemiştim. O da bana "Ne zaman yaşlanacaksın?" diye sormuştu. Hikaye bu kadar.
Logo
Yukarıda yazılanları okuduysan, sadece müzikle uğraşmadığımı ve beni besleyen birçok alan olduğunu fark etmişsindir.
Yeri gelmişken izleme önerisi: My Octopus Teacher (Ahtapottan Öğrendiklerim), Netflix 2020, IMDb Linki

_edited.png)

























































